İhracat Kredi Sigortası

İhracat kredi sigortası daha önce yapılan tariflerden de anlaşılacağı gibi, ya­sal açıdan kredi sigortasının bir türüdür. İşletmeler yurt içinde sağladıkları kre­dileri karşılığında, alacaklılara güvence verebilmektedirler.

Burada, kredi kavramını çok geniş kapsamlı olarak düşünmek yerinde ola­caktır. Niteliği ne olursa olsun kredi; karşılığı hemen alınmaksızın bir değerin bir yandan öbür yana geçirilmesi biçiminde belirli bir tutarda bir para, bir alacak hakkı ya da bir ürün başka bir kişiye devredilir. Bu kişi, bu para, bu alacak hak­kı ya da bu ürün üzerinde mülkiyet hakkı elde ederek, belirli bir süre sonunda karşılığı olan ödeme ile yükümlü olur. Demek oluyor ki yasal açıdan kredi kav­ramının iki temel unsuru:

-Değiştirme ve

-Bir süre ile bağlılıktır.

Bu arada değiştirme tabiri en geniş anlamda kullanılmakta olup, bununla de­ğer taşıyan herşey, tüm fiziksel ürünler, iş, hizmet sözleşmeleri gibi emeğin de­ğerlendirilmesi imkanını sağlayan sözleşmelerden doğan bir şey yapma borcu gibi ekonomik yönden değer taşıyan her türlü haklar anlatılmak istenmektedir. Bu anlamda kredi sigortası yalnız yapımcılara ve toptancılara satılmakta, pera­kende satış yapan kuruluşlara sağlanmamaktadır.

Kredi sigortasında güvence altına alman zarar nedeni, kredi açılan bir borç­lunun batması, ödemek istemesine karşın ödeyememesi, ya da ödemek isteme­yişidir.

Bir kredi sigortası türü olan ihracat kredi sigortasında, ihracatçı sattığı ürü­nün tutan ile sunduğu hizmetin karşılığını bir süre sonra almayı kabul etme zo­runluluğu duyduğunda, borçlunun ödeyememe durumuna karşı ihracat kredi sigortasına başvurmak yoluyla muhtemel zararını güvence altına alabilir.

Yukarıdaki şekilde kredi sigorta işleyiş yapısı özet bir diagram ile verilmiş­tir. Şekilde de görüleceği üzere kredi sigortacısı, satıcı için alıcıdan kaynakla­nan riskleri üstelenerek satıcı şirkete bunun karşılığında sigorta şözleşmesi olan poliçeyi vermektedir. Alıcı ile satıcı arasında ise ticari ilişkiden dolayı satılan mal ve hizmetlerin detaylan, bu ilişkinden doğan borcun ödeme şartları ile mal

ve hizmetlerin yerine getirilmesi ve tesliminden doğan karşılıklı alış veriş söz konusudur.

Yukarıda verilen işleyiş diagramı içinde yapılan ihracat işlemlerinde ihracat­çı işletmeler genellikle yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kredili satış yeri­ne peşin satışı tercih edeceklerdir. Ancak, ne varki günümüzdeki şartlar ihracat­çı ile ithalatçı arasında yasal bir düzenlemeye gidilmesini, kredili ihracat tutarı­nın giderek artmasını ve yaygınlaşmasını gerektirmiştir. Endüstri alanında ge­lişmemiş ülkeler çalışma alanlarını genişletebilmek ve dış ticaret açıklarını ka­patabilmek için dış pazarlara açılmak ve uluslararası ticaretin gereklerine uy­mak zorunda kalmışlardır.

Özellikle I.Dünya savaşından sonra ihracatçı işletmeler tüm ülkelerde iki büyük sorunla karşılaşmışlardır

Büyük alıcı kitlelerin finansal güçleri yetersiz kaldığından ihracatçı kredi ku­rumuna zorunlu olarak geniş ölçüde başvurmak zorunda kalmıştır. Bu durum uluslararası alışverişte de aynı oranda etkisini göstermiştir.

Büyük kuruluşlar içinde, uzun süreli 3, 5 hatta 10 yıllık krediler istenmiş ve çok az sayıda finansal kuruluş bu gibi kredileri finanse etmek istemişlerdir. İkinci güçlük de kredi süresinin sona ermesinde borçlunun borcunu ödeyeme­mesi değil de sa aş, başkaldırma ve moratoryum gibi olağanüstü durumların ortaya çıkmasından ya da borçlunun ülkede dövizlerin aktarılmasına izin veril­memesinden ya da döviz yerine uluslararası pazar fiyatlarından üstün be­dellerle ürünün ihracatına izin verilebilmesinden, ya da paranın değer kay­bından korkmuşlardır. Kredi verildiğinde işletmenin döner sermayesi, çalışma imkanları azalmakta ve üstelik süresi sonunda alacağın alınamaması tehlikesi ve tehdidi ile karşılaşılmaktadır. Kredi verilmezse, alıcı sayısı düşmekte, fabrikalar tam kapasite ile çalıştırılamamakta, birçok işçiler işsiz kalmakta ve sonuçta ül­kenin ekonomik yapısı güçsüzleşmekte, genel bir bunalım ortaya çıkmaktadır. Tek tek kuruluşlar bu soruna çözüm yolu bulamazlardı. Sorun ülke çapında ol­duğundan hükümetlerin el atmasına gerek duyuldu.

Bu gelişmenin sonucu, ihracatla uğraşan ülkelerin hükümetleri tarafından veya hükümetin belirli oranlarda katıldığı yasal yapısı karma bir nitelik taşıyan organlar tarafından ihracat kredi sigortası kurumları kurulma zorunda kalınmış­tır ve 52 ülkede bu tür kurumların kurulması gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.

 Sigorta Teorisi İle İhracat Kredi Sigortası İlişkisi

Sigorta teorisi açısından daha önce yapılan sigorta tanımını bir kez daha tek­rarlarsak: “Sigorta aynı veya benzer risklerle karşı karşıya bulunan çok sayıda kişinin ferdi olarak belirsiz olan hasar ihtimalini belirgin duruma getirmek ve bu ihtimalin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan zararları birlikte karşılamak, açıkçası zararları dağıtmak amacıyla risk yönetim ve sorumluluğunu taşıyan bir kişi yada kurum tarafından bir araya getirilmesidır,, .

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere yasal açıdan sigorta kavramında bulun­ması gereken en önemli nokta “risklerin dağıtılmasıdır”. Başka bir değişle sigor­tada amaç, aynı ya da benzer nitelikte riskle karşı karşıya bulunan kişilerin bir araya gelerek teker teker karşılayamayacakları zararları birlikte karşılamak is­temeleridir. Bu amacın gerçekleştirilmesi ise sigortalılardan herbirinin ödeyece­ği primlere bağlıdır. Bu nedenle sigorta kuramı dışında sigorta tekniğinin teme­lini, sigortalılardan alınacak prim miktarlarının, risklerin gerçekleşme oranı ve ihtimallerin bilimsel kurallara dayanarak tayiniyle nasıl belirlenebileceği oluş­turmaktadır. Sigortacının yapacağı iş her zaman sigorta ettiği risklerle tahsil edeceği primler arasında denge kurmaktır. Bu denge kurulmazsa risklerin karşı­lanması imkansızlaşır ve sonuçta sigortalılar haklarını ve tazminatlarını alamaz­lar. Sigorta hukukunun tüm temelleri bu risk ile prim arasındaki denge ilkesi ve risklerin dağıtılması noktalarına dayanmaktadır

İhracat kredi sigortasında ise tüm tazminatların tüm primlerle karşılanması sözkonusu olmayıp, devletin katkısıyla oluşturulan fondan yararlanılması sözkonusudur. Bu durumda sigorta kuramı ve sigorta hukuku ilkelerine ters dü­şen bir uygulama gözlenmektedir. İhracat kredi sigortasında devletin yardım ve takviyesi sözkonusu olduğundan, bu kurumun yasal niteliğinin incelenmesi ve devletin kimi görevleri üstlenmesiyle gerçek anlamda sigorta kavramının orta­dan kalkıp kalkmadığının tayini gerekir. Ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında ihracat kredi sigortası kurumlarının ya doğrudan devletçe, ya da belirli derece­lerde iştiraki ile kurulup yönetildiği görülmekte, bu nedenle yasal açıdan gerçek anlamda ihracat kredi sigortasından değil, ancak ihracat kredi güvencesinden söz edilebileceği ileri sürülmekte ve bu görüş ağırlık kazanmaktadır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir